GAZETECİ NASIL YAŞAR YA DA YAŞAYAMAZ

Mehmet Ali DOĞAN yazdı

 Nasıl bir zamanda yaşadık? 12 Eylül sonrası öldürülen pek çok gazeteciyle arkadaşlık yapmışım. Gözaltına alınmaları sayamam bile. Ancak haksız şekilde cezalandırılan yüzlerce gazeteci arkadaş listemde… İşsizlik, hak ihlalleri her gün sabah uyandığımızda karşımızda.. Şahsım Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyesi ve Onur Kurulu üyesiyim, Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED) saymanıyım ancak katılımcı bir meslek camiası değiliz, örgütlüyüz diyemeyeceğim. Sendikasızız.

Gazeteciliğin itibar kaybına neden olan, gazeteci, televizyoncu diye piyasaya sürülen özel görevli ‘şakşakçı’larla gazeteciyi karıştırmayın.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde 11 bin 157 gazeteci işsiz, 91 gazeteci cezaevinde. Yeter artık.

Ülkemiz demokrasisi artık insan odaklı olsun… Bitsin gazeteciler üzerindeki zulüm. Gazetecilikteki uygulamalarımızda hatalarımız elbet olacak, insanız. Ancak vicdanımızdan ve meslek etik kurullarından başka hesap vereceğimiz bir yer olmasın. Hukukun üstünlüğü ilkesini içselleştirmeden gazetecilik mesleğini icra etmiyoruz zaten…

Klavye ve teleks fotoğrafı paylaşan TUYED Başkanı Musa Alioğlu, bugünün Çalışan Gazeteciler Günü olduğunu ilk hatırlatanlardandı. Mesajının altına yaptığım yorumu burada da paylaşıyorum:

“Başkanım, anılarımıza seyahat bileti oldu bu paylaşımız. Öğrenciyken Ankara’da zamanında çok meşhur olan Akdeniz Haber Ajansı’nın (Akajans) gece sorumluluğunu yaptım. Kötü dönemine denk geldiğim için, teleksler yenilenemiyordu. Kapatılan ofislerden gelen kullanılmış telekslerle işimizi yapıyorduk. Sağlam kalan üç teleksin biri Q klavye, biri A klavye idi ben ise ticaret lisesinde öğrenmiştim F klavye kullanıyordum. Üçünü bir arada kullanmanın varın zorluğunu düşünün! İlk aylarda çok zorlandım ama sonrasında, insan nasıl bir varlık ki, gıdım gıdım çalışarak üçünü de aynı hızda yazar hale gelmiştim. Şahsınızda, tüm TUYED üyelerinin ve gazeteci dostlarımızı hatırlatan günü kutluyorum. Rahmetli olan, öldürülen hocam Ahmet Taner Kışlalı’yı, pek sevmem ama hocam olması vasfıyla Necip Hablemitoğlu’nu, okul arkadaşım Sabah Gazetesi foto muhabiri İzzet Kezer’i, Evrensel gazetesinde iş arkadaşım Metin Göktepe’yi ve çokluğu nedeniyle adları birbirine karışan Özgür Gündem’de beraber çalıştığım meslektaşlarımı Musa Anter diye topluca niteleyip anarak…”

Mesajıma gazetecilik eğitimimde öğretmenim olan Nevzat Dağlı‘nın yazdığı maniyi eklemek istiyorum. Meslek etiği, vicdan, toplum, hak, hukuk, adalet, saygı gibi kavramlarla gazetecilik ilişkisini çok güzel özetliyor çünkü… Basın camiasının onun taşlamalarından feyz almasını her zaman isterim. Bugün de paylaşımlarıyla bize ışık tutan hocam, “Yaşamın her alanında değerli, çalışan, çalışamayan gazetecilerin gününü kutlar; namuslu basın çalışanlarına sevgiler, saygılar sunarım” diyor, her zaman o güzel nezaketiyle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir