Çöp Kalmadı !!!

Emre GÜLER Yazdı.

Artık, çöp kelimesini kullanmayalım. Çok yakın bir gelecekte hiçbir atık çöp olmayacak. Atıklarımız o kadar değerli ki, bir yandan da o kadar tehlikeli ki, hiç kimse bu kadar değerli atıkları doğaya kontrolsüz olarak tek etmek istemeyecektir.

Sizce hiç dünyada insandan başka çöp üreten bir canlı var mıdır? Fazla düşünmenize gerek yok, çünkü evrende sadece insanoğlu çöp oluşturuyor. Özellikle de son yıllarda artan hazır ürünler çöp kovalarının ve çöplüklerin dolmasına neden olmuştur. Çöp deyip geçilen bu atıkları doğaya kontrolsüz olarak terk ettiğimizde ne gibi zararların gelecekte başımıza ne dertler açacağını söylemek için falcı aramaya gerek yok…

Küresel ısınma, sanayileşmenin her geçen gün çevreyi daha fazla kirletmesi ve evsel atıkların korkunç boyutlara ulaşması sonrasında, sorumluluk sahibi insanlar önlemler üzerinde kafa yormaya başladılar.

Hem bireysel hem de toplumsal olarak alınacak önlemler ile bizden sonraki kuşaklara daha temiz bir dünya bırakabiliriz. İşte bu düşünlerin günümüzdeki en etkili ifadelerinden birisi de “Sıfır Atık Projesi”.

Sıfır atık felsefesini bir yaşam biçimi şeklinde benimseyerek evimizde ve günlük yaşamımızın geçtiği her yerde davranışlarımızı bu kalıp içinde sürdürebiliriz.

Sıfır atık projesini bir yaşam biçimi olarak benimseyip bu bilinci geliştirmek için evimizde ve genel olarak günlük yaşantımızda uygulayacağımız birtakım davranış kalıpları mevcut. Bunların en başta geleni ise tek kullanımlık (plastik/karton kâğıt, tabak, çatal-bıçak vb.) ürünlerin kullanımından kaçınmak. Örnek vermek gerekirse; işyerinizde kahve veya çay içmek istediğinizde evinizden kendi termosunuzu götürürseniz plastik veya karton bardak kullanmadığınız için atık oluşumunu önleyebilirsiniz.

Alışverişe gittiğiniz zaman marketlerdeki plastik torbaları kullanmak yerine dönüşümlü olarak sürekli kullanabileceğiniz file ya da bez çantaları tercih edebilirsiniz.

Kişisel bakım ve sağlığa uygunluk konusunda ise kâğıt peçete ve mendil yerine bez kullanarak da atık oluşumunun önüne geçebilirsiniz.

Faturalar, kredi kartı ekstreleri gibi kâğıt israfı, bu bilgilendirmeleri elektronik posta yoluyla alabilir, defter, kalem gibi kırtasiye ürünlerinde ise geri dönüştürülmüş materyallerden üretilenleri tercih edebilirsiniz. Bütün bu küçük önlemlerle doğayı korumak ve sıfır atık sağlamak için bir adım atabilirsiniz.

Çevre krizinin hazırladığı hazin sonun etkilerini daha şimdiden hepimiz tecrübe ediyoruz. Tüm dünya, bu konunun anlaşılması ve kötü gidişatın tersine çevrilmesi için çareler arıyor. Birçok büyük uluslararası kuruluş, çevre kriziyle mücadelede dinlerin ne kadar önemli bir rol oynadıklarının farkına varmış durumda. O nedenle din âlimlerini ve inanç liderlerini çevre politikalarına dâhil etmeye çalışıyorlar. İslam dini, insanın tabiatla olan ilişkisini en iyi anlatan ve en hassas biçimde düzenleyen dindir. Bugün hayatımıza yeni bir tanım olarak giren, sürdürülebilir yaşam kriterleri, aslında İslam’ın özüdür. İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çiziyor.

Günlük hayatımızda bizler için en önemli değerlerden birisi de ekmektir. Bugün yerde gördüğü bir ekmek parçasını görmezden gelip yürüyecek çevremde bir insan tanımıyorum. Fakat ne büyük çelişkidir ki, güzel ülkemizde günde beş milyon ekmek çöpe gidiyor…

Peki, yerde durmasına gönlümüzün izin vermediği bu nimetin tonlarcasını nasıl heba ediyoruz?

Nimetlerin külfete dönüştüğü hazin çağa “tüketim çağı” denilmekte ve bu çağın insanı için, özellikle alınıp satılan her şey bir tüketim nesnesi olmanın ötesine geçmiyor. Yani elde edilen her ne varsa Allah vergisi, yani nimet olarak görülemiyor. Elde edilen şey edinildiğinde tüketildiği için sonrasını kimse düşünmüyor. Ama artık çağdaş toplumların “sürdürülebilirlik” adını verdikleri yeni akım “tüketim çağını” sonlandırmayı kafaya koymuş durumda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir