Köksal Ekinci ile müziğin şifası

                                     Gökyüzündeki yıldızlar ana ilham kaynağı

                                

Yıldızlarla paralel yaptığı müziklerle yüreklerimize dokunan Köksal Ekinci, son olarak Ay’ın Nefesi tekliği ile gündemde. Dijital platformlarda yayınladığı özgün kayıtlarla dikkat çeken sanatçı, tutkunlarını sürekli olarak artırıyor. “Kadınlar, hayatımızı güzelleştiren, bütün yaşamımızı etkileyen en değerli varlıklarımız… Ben de her Türk erkeği gibi, kadınların hayatımızın her alanında bizimle beraber bulunmasından çokça gurur duyan biriyim” diyen Ekinci ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Aylin Saraçoğlu

 Kendinizi tanıtabilir misiniz?

1973 Ankara doğumluyum, Kova Burcuyum J Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Öğrencilik yıllarından bu yana önce TRT, ardından Ankara Üniversitesi Tömer gibi kurumlarda görev yaptım. Sonrasında Kanada Eğitim Merkezi Türkiye Ofisi yöneticiliği geliyor. 29 yıl önce yapım-yönetim asistanlığı ile başlayıp ardından pazarlama İletişimi alanında yıllanmış bir profesyonel kariyer diyelim özetle.

Müziğe yönelmeniz nasıl oldu?

Eskilerin hep dediği gibi, anne karnında J Anneciğimin sesi çok güzeldi… Bana hamileyken söylediği tüm şarkılar, türküler, sesler Ruhuma işlemiş demek ki… 6 yaşımda ilk bestemi yapmıştım, hala hatırlıyorum, sözünü ve müziğini, hiçbir yerde kayıtlı olmamasına rağmen…        

İlk üçlemeniz 2019 yılında yayınlandı. O günden bugüne yaptığınız parçalar hangileridir? Neleri anlatmaktadır?


Geçen yıl yayınlanan ilk şarkım Yas… Biraz hüzünlü bir iç çekişin, ayrılığın hikayesidir. Ardından Dünya yayınlandı, en çok anlamı olan şarkılarımdan biridir… Her gün azalmakta olan Dünya’nın sesi olmaya çalıştığım, çok derin anlamları olan bir şarkımdır. Hemen ardından Belki yayınlanmıştı, o da hala umut taşıyan ve her gün yeni bir güneş doğduğunu kendime ve tüm müzikseverlere hatırlattığım bir şarkımdır. Bu üç şarkım ilk olarak 2006 yılında başka bir ses tarafından ‘’Aşk’ın Kanatları’’ isimli, prodüktörlüğünü yaptığım albümde yer alan şarkılar…

Söz ve müziklerinizde nelerden ilham alıyorsunuz?

Genelde yaşadığım her andan beslenmeye çalışan bir Ruhum var. Bazen bir kuş sesi, bazen öğrencilerimden duyduğum bir kelimenin bende yarattığı açılımlar… Çoğunlukla Gökyüzündeki yıldızlar Ana İlham kaynağımdır.

Cennetten bir damla

Neden sadece dijital platformları kullanıyorsunuz?

Günümüzün en kolay ve direkt ulaşım sağlayan platformları, dijital servis sağlayıcılar. Eski usul cd veya kaset basım/dağıtım süreçleri çoktandır kullanılmıyor. İnternet ve akıllı cihazlar sayesinde her an, her yerde erişim sağlayan bu alanlar özellikle benim gibi, bağımsız kalmaya çalışan sanatçılar için en doğru iletişim aracı durumunda.

Ay’ın Nefesi’nin hikayesi nedir?

Ana melodisi 2 yıl önce bir anda ortaya çıkan şarkılarımdandır, ben öyle anlara ‘’mucizeli’’ dakikalar diyorum. Çok İlahi bir duygu şarkıyı söz/müzik birarada duymak… Ben bütün şarkılarımı böyle yapıyorum. Annemin nefesini çok özlediğim, vefat yıldönümünün yaklaştığı günlere rastlıyor ilk oluşumu, tam bir Akrep dolunayıydı o zaman da… Kendisi bana cennetten bir damla gönderdi diyebilirim kısaca J

Dişil enerji su ile aktive oluyor  

Video klibinizin dişil enerjiyi daha da güçlendirdiği aktarılıyor. Açıklayabilir misiniz?

Videoda, dünyadaki önemli sayılan göller ve suyollarını tanımlayan görselleri özenle seçtik. Çünkü Dünya yüzeyinin yüzde 80’i su, İnsan bedeninin de nerdeyse yüzde 70’i… Bizler aslında dünya gibiyiz… Ve Su, Astrolojide, kadim bilgilerde de Anneyi, Kadınları, Dişil Enerjimizi ve Kalp çakrasının annesi sayılan Bindu çakramızın da yöneticisidir. Kısaca, Dişil Enerji su ile aktive olmaktadır ve günlük su ihtiyacımızın da az olduğu zamanlar vücudumuz hemen sinyaller vermeye başlar. Suyu vücudumuzda işleme alanı ise aldığımız Nefestir, yani Ay’ın Nefesi su ile havanın birleşimidir bir anlamda. Vücudumuzun yapı taşlarıdır bu iki element.

Kadınca gazete portalı okuyucularına mesajınız nedir?

Kadınlar, hayatımızı güzelleştiren, bütün yaşamı etkileyen En değerli Varlıklarımız. Sizlerin eli değdiğinde, en kurak topraklar bile çiçek açar, o yüzdendir ki Atamız da “Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” “Dünyada her şey kadının eseridir.” “Daha emin ve daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır: Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır.” Sözleriyle en güzel açıklamayı ve mesajı yaptığı bir konuşmada 90 yıl önce zaten söylemiş ve ardından da Dünyada ilk kez Kadınlara seçme ve seçilme hakkı sağlayan ülkelerden birinin kurucusu olarak ileri görüşlülüğünü de göstermiştir bizlere. Ben de her Türk erkeği gibi, kadınların hayatımızın her alanında bizimle beraber bulunmasından çokça gurur duyan biriyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir